Examples of using Kentin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kentin en önemli ekonomik sektörleri ticaret
Kentin her yeri otel.
Kentin en iyi kardiyologu.
Kentin ödüllü kabadayıları ile de iş yapıyormuşsunuz.
Kentin birliğindeki askerlerle röportaj yapmak için.
Kentin en tanınmış insanısın.
Bize göre işgal, kentin merkezine doğru gitmek ve orada Amerikan bayrağını yükseltmektir.
Kentin tarihi kimi kaynaklara göre M.Ö 1443e kadar dayanır.
Onlar kentin hızlı büyümesine şaşırdılar.
Bir sonraki duyuruya kadar, kentin ana giriş noktalarında polis kontrolü var.
Oysa kentin birçok sorunu çölde halledilirdi.
Kentin her yanında beni takip edip haberleri pantolonumun arkasından okudular.
Bu, kentin en iyi restoranıdır.
Kentin en iyi pizzasıdır.
Kentin en zengin adamları orada olacak.
Kentin Yerel polis karakolları çatışma odağı oldu.
Kentin güney doğu köşesinde sivil kayıplar var. Üçüncü takım.
Köyün yaramaz çocuğu kentin en iyi doktoru oldu!
Kentin en iyi vejetaryen restoranına gidiyoruz.
Kentin insanları her zaman kabul edilebilir kişirlerdir.