Examples of using Kentini in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bugün, bir dizi patlamada beş bomba Kuzey Hindistanın üç metropol kentini salladı.
Bulgar Dışişleri Bakanı Solomon Passy, Bulgaristanın güneyindeki Rudozem kentini Yunanistanın Xanthi kentine bağlayacak olan yeni yolun yapımına Nisan 2004te başlanacağını acikladi.
Karadağ Ulaştırma Bakanı Andrija Lompar ve Hırvat Konstruktorun genel müdürü Zeljko Ceriç, Karadağ kıyısındaki Bar kentini Sırbistanın Bolyare sınırına bağlayacak 170 kmlik bir otoyolun inşasıyla ilgili olarak 9 Haziran Salı günü bir imtiyaz sözleşmesi imzaladılar.
10 Şubat 1798de Roma kentini işgal etmesinin ardından 15 Şubatta ilan edilmiştir.
On beş yıl önce birkaç küçük kıyı kentini ele geçirmişti,
Yaz boyunca çok sayıda Yunan ve İtalyan kentini gezecek olan serginin ana fikrini'' Olimpiyat Oyunları-- Sporun Beş Halkası-- Rekabet, Dayanışma, Kültür, Umut ve Barış'' oluşturuyor.
geçen hafta Rakka kentini geri almak için başlattıkları saldırı, YPG ve müttefik grupların Özgür
Kentte yaklaşık 80 yıldır bu kadar yağmur görülmemişti.
Bu nedenle kentte bina yüksekliği sınırlanmıştır.
O kentte tiyatro, müze, kütüphane ve parklar var.
Şeytanın kentine aittir. Tanrının Kentinde yaşamayan.
Tabii o kentte çalışınca adınızı duymamak imkansız.
Tabii o kentte çalışınca adınızı duymamak imkansız.
Oklahoma kentine.- Jimmy bana biraz para yollayacak.
Oklahoma kentine.- Jimmy bana biraz para yollayacak.
Benim ailem kentte yaşıyor fakat ben oraya gitmek istemiyorum.
Ama bilirsiniz bu kentte revaçta olan şeyler hızla değişir.
seni kuku kentine götürüyorum.
Türk soylu Safevi şahı I. Abbasın saray kalıntıları bu kentte bulunmaktadır.
Jimmy bana biraz para yollayacak… Oklahoma kentine.