Examples of using Kestane in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sadece bir kestane almaya çalışıyordum.
Sen kestane sevmezsin ki!
Kestane ağaçlarının.
Kestane ağacının altında.
Kestane fişeğimiydi?
Kestane çeşnisi var, yılın bu zamanı için çok hoş.
Ya Abruzzi, kestane ormanları ve nehir ne olacak?
Kestane'' iyi durumda.
Kestane'' yi başından atmak niye bu kadar kolay senin için?
Kestane'' ye saldırarak bunu kişisel yapan kendisiydi.
Kestane çikolatası.
Kestane isteyen, yok mu, benden.
Neden kestane tezgahını satmıyorsun.
Kestane tezgahı benim.
Kestane işinde de ona yardımcı olmazdın.
Ama kestane sahnesini kaç kere seyrettik acaba?
Ya kestane sahnesi?- Hayır?
Kestane satıyorum.
Kestane gardıroplarda… nikelajlı yerine pirinç aksesuarlar tekrar değerlendirilsin.
Boyu 1.78, saçları kestane rengi, mavi gözlü.