KILDEN in English translation

clay
kil
clayi
claye
çamur
toprak
balçık
gün
hamur

Examples of using Kilden in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sen kuşkusuz kilden yaratıldın ama oldukça masum birisin.
You are made of clay, no doubt. But innocence-personified are you.
O iş tulumu giyerdi. Kilden bir pipo tüttürürdü.
And he wore overalls and he smoked a clay pipe.
Yahudileri zulümden kurtarmak için bir haham kilden bir golem yapar.
The Golem has been made of clay, by a rabbi, to protect the Jews from persecution.
Babam yok. Annem beni kilden yaptı.
I had no father. My mother sculpted me from clay.
Lütfen bebek yok. Kilden yapılmadı o.
One's not made out of clay. No babies.
Dreidel dreidel dreidel seni kilden yaptım.
Dreidel, dreidel, dreidel I made you out of clay.
Babam yok. Annem beni kilden yaptı.
I have no father. My mother sculpted me from clay.
Toprak kilden.
And the land is clay♪.
Annem göğüslerimi kilden yaptı kilden göğüsler erkek arkadaşım beni alıp götüreceğini söyledi kil göğüsler bir gün beni bir doktora sürükledi artık kızgın 1inçim var.
My mother made my tits out of clay Tits out of clay My boyfriend told me that he would take me away.
Bu bir dreidel, ufak ve kilden yapılmış, ama onunla oynamak istemiyorum, çünkü dreidellar acayip şekilde gay!
Here's a little dreidel that's small and made of clay, but I'm not gonna play with it,'cause dreidel's frickin' gay!
Takahalmac kampındaki okçuluk ödülüm. 7. sınıfta kilden yaptığım hot dogum.''
My archery award from Camp Takahalmac, my clay hot dog I made in seventh grade,
Nehirden alınan kilden yapılma… özene bezene şekil verilen,
Made of clay taken from the river… carefully shaped
Çamur veya kilden yapılmış bir figürdür, Yahudi folkloruna göre,- Bir golem.
It's a figure made of mud or clay,- A golem. According to Jewish folklore.
Bir golem. çamur veya kilden yapılmış bir figürdür,
A golem. it's a figure made of mud or clay, which will do its maker's bidding.
Kilden yapılmış küçük bir çubuk 1,
A small clay column was used for one,
60 yıl önce Magariden geldi. Köyümüzün ilk evini, kilden ve samandan inşa etti.
first time on the lands of Margari and built with his own hands the first house with canes and clay.
Bir yerden başka yere gönderilen eşya bohçalarına iliştirilen kilden etiketlerin damgalanmasında kullanıldıklarını biliyoruz.
We know that these were used for stamping clay tags that were attached to bundles of goods that were sent from one place to the other.
ondan yapılmışız, kilden yapılmışız ve ona geri döneceğiz.
we're made of it, we're made of clay, and to that we return.
Televizyonun karşısında otururken, kilden minik biblolar yapardı.
he would make these little Clay statues while he sat in front of the tv.
Her takımdan bir üye bu ipucunu kilden yapacak ve diğer üye de ne olduğunu bulacak.
A member of each team must make this clue out of clay while the other member tries to guess what it is.
Results: 127, Time: 0.0237

Kilden in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English