Examples of using Klara in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu Klara. Peter bak!
Klara söyledi.- Frank ben sana ne söylemiştim.
Klara neden burada?
Büyükbaba, bu Klara.
Peter bak, bu Klara.
Ben Klara.
Bundan böyle sen Klara Dabrowskasın.
Konuşmamız lazım. Klara hakkında.
Çal.- Klara hangisi?
İstersen bir kısmını anlatabilirsin, Klara.
Çal.- Klara hangisi?
Peter bak, bu Klara.
Kimin çocuğu? Bu Klara.
Ben değilim. Ben Klara.
Selam ben Klara.
Klara Luli Shiroka,''… sabahın 5inde Kiri Nehrinden silah sesleri duyulurdu, komünistler insanları infaz ederlerdi.'' şeklinde hatırlıyor. Ana Pekmezi/SETimes.
Ya Klara… o da bekliyor…
Hitlerin babası Alois başarısız bir şekilde bir çiftlik kurmaya çalıştı ve karısı Klara, bir ev hanımıydı.
Ve yatağın le Louvreda olmasını istiyor. Hästenstan Klara dış mekân yatak fikrini beğenmiş.
Bu harika. Sen gazı içeri pompala sonra… Elov ve Klara ölsün, sorun yok.