Examples of using Kol in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Buna demir kol kung fu derler.
Sol kol atardamarı.
Bu kol saatini nereden aldın?
Kol, sola. Bölük dur!
Kol… hemen.
Sahte kol.
Belki sadece bir ya da iki kol keserim.
kalemlik, kol düğmeleri, matkap.
Bok böceği, kol, kuş, kuş, kuş.
O kol değil!
Kol gibi mi görünüyoruz?- 5?
Lenanın kol saati yok mu?
Kol atardamar kanaması.- Kelly!
Buradaki büyük kol, sürat için. Gel, göstereyim.
Gel benimle, oyna benimle, kol kola. .
Ve biraz para biriktirdim. Sonra yapacak sadece tek kol kalacak.
O bir kol kesti.
Kol ile itin.
Kol, ve şimdi düğme demek istiyorum.
Sondaki dört kol, beni izleyin.