LIMB in Turkish translation

[lim]
[lim]
uzuv
limb
parts
appendage
lime
limb
lim
cut
to pieces
tear
kolunu
arm
lever
sleeve
hand
column
brachial
wrist
limb
forearm
knob
bacağını
leg
thigh
shins
limb
dalı
branch
twig
dai
dive
stick
limbs
bough
limb
bir organımı
organ
body
uzvunu
limb
parts
appendage
uzuvlarını
limb
parts
appendage
uzuvları
limb
parts
appendage
kolu
arm
lever
sleeve
hand
column
brachial
wrist
limb
forearm
knob
bacak
leg
thigh
shins
limb
kol
arm
lever
sleeve
hand
column
brachial
wrist
limb
forearm
knob
kolun
arm
lever
sleeve
hand
column
brachial
wrist
limb
forearm
knob
bacağı
leg
thigh
shins
limb
bacaklarını
leg
thigh
shins
limb

Examples of using Limb in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
See that broken limb? What?
Ne? Kırık dalı görüyor musun?
I will actually show you some more important features about limb regeneration in a moment.
Şimdi size bu uzuvları yeniden oluşturmayla ilgili daha önemli özellikler göstereceğim.
I have used the lizard DNA to help Freddy regrow that limb.
Freddynin uzvunu tekrar oluşturması için kertenkele DNAsı kullandım.
For risking limb and life to save Forager. Forager thanks all his friends.
Bütün arkadaşlarına teşekkür eder. Forager, Foragerı kurtarmak için uzuvlarını ve hayatlarını tehlikeye atan.
See that broken limb?
Şu kırık dalı görüyor musun?
The ideal weapon for separating head and limb from body.
Baş ve uzuvları vücuttan ayırmak için ideal silahtır.
The ideal weapon for separating head and limb from body.
Kafa ve kolu vücuttan ayırmak için mükemmel silah.
I have used the lizard DNA to help Freddy regrow that limb.
Freddynin uzvunu tekrar olusturmasi için kertenkele DNAsi kullandim.
See that broken limb?
Kırık dalı görüyor musun?
What if we focused on what causes limb deformities specifically?
Özellikle bacak deformasyonlarına sebep olanlar üzerine odaklansak neler var?
Remember there was once a time when you wanted every limb in play.
Tüm uzuvları oyuna dâhil etmek istediğini hatırlatırım.
That stuff will grow back a limb.
Bu şey, uzvunu yeniden çıkartır.
I remember this one time, tree limb broke.
Bir keresinde ağacın dalı kırılmıştı.
We're looking for limb deformities in the wife caused by chickenpox.
Karısında su çiçeğinden dolayı bacak hasarı olan birini arıyoruz.
Each limb is carefully calibrated to its new owner.
Her kol, sahibine göre çok dikkatli bir uzunlukta yapılıyor.
That was her… hurt a limb.
O şeyini-- bir uzvunu incitmişti.
To stop the spread, you cut off the limb.
Yayılmayı durdurmak için kolu kesmek gerek.
Severed limb workshop.
Kesik bacak atölyesi.
Analysis indicates a Chinese prosthetic limb, model NR26.
Analizlerde protez kolun Çin yapımı NR26 olduğu bulundu.
Not everyone can tolerate the isolation, the loneliness, the risk. To life and limb.
Soyutlanmayı, yalnızlığı, hayatı ve uzuvları için riski herkes kaldıramaz.
Results: 259, Time: 0.0714

Top dictionary queries

English - Turkish