Examples of using Kovana in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sen Loganı kovana kadar olmaz. Hayır!
Kovana yeni bir ar geldi diyelim.
Hava Kuvvetleri beni kovana kadar hiçbir yere gitmiyorum.
Belki de silahı Kovana karşı kullanmak istiyorlar.
Weaps, bizi kovana ışınlama menziline yaklaştır.
Bizim için gelen kovana sunulacaklar. Peki diğerleri?
Bizim için gelen kovana sunulacaklar. Peki diğerleri?
Kovana giriş için belirtilen zaman 9 dakika.
Kovana geri dön!
Bunlar kovana benziyor ama kovan değiller.
Siz onu kovana dek.
Nektar bulamadı diye kovana geri uçmuyor.
Bizim için gelen kovana sunulacaklar.
Sanırım artık biz de kovana dahiliz.
Fiber optik kablo şirketi buradaki herkesi kovana dek.
Evet.- Evet. Kovana haber verin!
Hayır, başkan yardımcısı beni yine kovana dek buradayım.
Hayır efendim, Başkan Yardımcısı beni yeniden kovana dek buradayım.
Hayır balkabağım, yuvayı kurcaladınız, kovana çomak soktunuz arıları kızdırdınız ve zavallı Leslieyi soktular.
Herkes kovana zehirli ilaç sıkmam gerektiği söylüyor, ama ne diyebilirim