Examples of using Kovmadan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Beni kovmadan ofise dönsem iyi olur.
Benim gidip, onları kovmadan önce isimlerini öğrenmem lazım.
Seni kovmadan önce yerine geçecek kişiyi ayarlarlar.
Bunu geçen hafta çalışanların yarısını kovmadan önce düşünseydin.
Merak etme, sen beni kovmadan yola koyulacağım.
Cuddy onu kovmadan onun bizi kovmasına müsaade eder ve başka bir iş istemiyorum.
Bence beni kovmadan önce gidip Bayan Griffith ile konuşmalısınız çünkü kalmam için sizinle konuşmak isteyecektir.
George Sr, çalışanlarını kovmadan önce ofisin değerli eşyalardan arındırıldığına emin olurdu.
Beni kovmadan önce baban geceleri gemide tek başına otururdu.
O gün Andreyi kovmadan önce Bay Lange bize öğle yemeği ısmarladı.
Bu parseli albay beni kovmadan bir kaç ay önce almıştım.
Şimdi, seni kovmadan işine geri dön.- Tamam.- Güzel.
Beni kovmadan bir gün önce Bili Steam belli ki çizgiyi aşan bir hamleyle yanına geldi. Victor adlı bir kaynaktan bahsetti.
Matt, kov onu buradan.
Kovmak istediğim çalışanların listesi.
Kovmaya en iyisinden başlamayarak önemli bir noktaya parmak basıyorum.
Hayir, Dwighta seni kovmak konusunda söylediklerimden sonra olmaz.
Kov onu buradan!
Scott seni kovmayı düşünüyor ve sen bulduğun her fırsattan faydalanmaya çalışıyorsun.
Kov onu, lütfen!