KUKULETA in English translation

hood
kaput
başlık
kapüşon
kukuleta
kaporta
kabadayı
varoş
mahallede
hoods
kaput
başlık
kapüşon
kukuleta
kaporta
kabadayı
varoş
mahallede

Examples of using Kukuleta in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu kukuletanın içinde çok parıltılı da olamazsın.
You can't be too flashy in this hood.
Cübbe ve kukuletalar dahil değil.
Robes and hoods are not included.
Kukuletalı kızların telefon numaralarını.
Phone numbers for hood girls.
Kukuletanı da al. ve kendini soğuktan koru!
And put your hood up, keep your ears warm!
Ve kukuletan için Kayıp Eşya Bürosuna git.
And go to Lost and Found for your hood.
Kukuletanı tak!
Wear your hood!
Sen osun, şu kukuletalı herif. Matt Istook.
Matt Istook. You're him, that hood guy.
O kukuletayla elde edeceksin.
You're gonna get it with that hood.
Oliver, o kukuletadan vazgeçtiğinde beni yargılama hakkını da kaybettin.
Oliver, you gave up the right to judge me when you gave up that hood.
Kukuletaya ne dersin?
How about a hood?
Sen gördün mü bu kukuletalı arkadaşımızı?
You see the hood guy?
Matt Istook. Sen osun, şu kukuletalı herif.
Matt Istook. You're him, that hood guy.
Ya kukuletaları asilerin yüzlerini saklıyorsa?
And if their hoods hide the faces of rebels?
Kukuletalı adamdan mı bahsediyorsun?
Are you talking about the man in the cloak?
Kukuletalı biraderinizin ölümcül saldırısına hepinizin suç ortağı olduğu aşikar.
Each of you is a clear accomplice to your hooded brethren's attempted deadly assault.
Kukuletalım, kızlar.
Don't bicker, girls.
Ancak gizemli kukuletalı kurtarıcılarının… kimliği bilinmiyor.
Hooded savior remains unknown. However, the identity of their mysterious.
Ama umarım Kukuletalı Adaleti tanıyorsunuzdur Memur Reeves.
But I hope you do know Hooded Justice, Officer Reeves.
Ancak gizemli kukuletalı kurtarıcılarının… kimliği bilinmiyor.
However, the identity of their mysterious hooded savior remains unknown.
Ben o kukuletayı sen istedin diye taktım.
I put on this hood because you asked me to.
Results: 44, Time: 0.0271

Top dictionary queries

Turkish - English