KURDUM in English translation

built
inşa
kurmak
yapmak
yapı
inşaa
bina
oluşturun
i started
başlayacağım
başlıyorum
başlayayım mı
start
ben kuruyorum
başlayabilir miyim
ben yeniden başlayayım mı
i set up
kurdum
ayarladım
düzenledim
hazırladım
ayarlarım
tuzağı
i made
yapıyorum
yaparım
kazanıyorum
ben yaparım
yapacağım
yaptığım
kazandığımı
sağlıyorum
hazırlıyorum
yaratırım
up
yukarı
kalk
kalmış
kaldır
bağlı
çıktı
ayakta
doldu
geldi
bakalım
founded
buldu
bulundu
bulunan
bulan
bulamadı
buldukları
wolf
kurt
kurdu
kurda
i have established
i formed

Examples of using Kurdum in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Alexin iğrenç ve kokmuş ayakkabılarını ayak manyaklarına sattığım bir şirket kurdum.
Selling Alex's disgusting, smelly shoes to feet freaks. I started a company.
Lau, seni desteklemek için… üç tane ekip kurdum. CQ, CQ.
I have deployed three teams to back you up. CQ, CQ Lau.
Evet, Talın iletişim ağını ben kurdum ama kimseyi öldürmedim.
Yes, I built Tal's communications network, but I killed no one.
Telefonuma federal mahkum bildirim uygulaması kurdum.
I set up a federal inmate notification app on my phone.
Bu benim kurdum senin değil!
This is my wolf, not your wolf!.
Enstitüyü ben kurdum. Ah! Gigi!
Ah! I founded the institute. Gigi!
Bir yazılım kurdum. Çalışmayacak.
I installed malware. It won't work.
Burada kendime çok güzel bir hayat kurdum.
I made a nice life for myself here.
Mekik ile telemetri bağlantısı kurdum.
I have established a telemetry link with the shuttle.
Eski ortağım Billy Stanhope ile yeni bir yazılım şirketi kurdum.
With my old partner Billy Stanhope. I started a new software company.
Ona ve annesine bir bilgisayar kurdum. Nereden biliyorsun?
How do you know?. I set up a computer for her and her mother?
Ben de kötü kurdum, öyle mi?
And I'm the big bad wolf, huh?
Enstitüyü ben kurdum. Ah! Gigi!
I founded the institute. Ah! Gigi!
Bir yazılım kurdum. Çalışmayacak.
It won't work. I installed malware.
Bu işi sana kendi ellerimle kurdum.
I made this business for you with my own hands.
Bir STK kurdum.
I formed an NGO.
Bu ülkeye ne istersem getirebildiğim bir manastır kurdum.
I have established a monastery where I can bring anything I want into this country.
Vitamin şirketini bir buçuk yıl önce kurdum.
About a year and a half ago. I started the vitamin company.
Her sabah yaptığım gibi saatimi fırçalayıp dişlerimi kurdum.
Like every morning for 10 years! Clock brushed, teeth wound up.
Akademiyi kurdum! Size ödüller verdim!
I give the awards! I founded the academy!
Results: 766, Time: 0.0657

Top dictionary queries

Turkish - English