Examples of using Kurut in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kuruysa ıslat, ıslaksa kurut.
Git saçını kurut.
Ne? Uçmayı çok seviyorsun… kınanı rüzgarda kurut.
Ve tüm yağmuru kurut.
Git. lapaları kurut, seni bekleyen sert toprakları sür,
Bir ay boyunca kurut, sonra pişir. önce kili yoğur, ahşap kalıba dök.
Gölleri kurut ki yattıkları yeri bulabileyim!
Saçlarını kurut.
Hepsini kurut.
Kurut şunları.
Pantolonunu kurut.
Elbiselerini içeride kurut.
Yemeği kurut.
Yelleyerek kurut onu.
Makineyle kurut.
Annenin göğüslerini kurut.
Ayaklarını iyi kurut.
Yelleyerek kurut onu.
Git saçını kurut!