DRY in Turkish translation

[drai]
[drai]
kuru
dry
drier
beans
kurak
dry
arid
drought
hard
parched
pyay
dry
sek
neat
straight
dry
kupkuru
dry
barren
çorak
barren
dry
arid
wasteland
the barrens
yavan
lame
bland
dry
insipid
flat
dull
uninspired
so
prosaic
pedestrian
kurula
to dry

Examples of using Dry in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That's what's making your hair so dry. It's gonna be a girl.
Saçınız o yüzden kupkuru olmuş. Kız doğuracaksınız.
Mission dry, please.
Sek bir Mission lütfen.
There, now, dry your eyes.
İşte, şimdi gözlerini kurula.
Dry it.- That ink's running.
Kurut şunları.- Mürekkebi akmış.
They're supposed to be stale and dry.
Bayat ve yavan olmak zorundalar.
A thing which was cold and dry.
Soğuk ve kupkuru bir şeydi.
Dry. Two olives.
Sek, iki zeytinli.
Dry your eyes. there, now.
İşte, şimdi gözlerini kurula.
That ink's running. Dry it.
Kurut şunları.- Mürekkebi akmış.
Two olives. Dry.
Sek, iki zeytinli.
And dry Watson, cheerfully dry.
Ve de yavan, Watson, son derecede yavan.
He's like you, dry as a whip. Lermontov.
Al bakalım, Lermontov. O da aynı senin gibi, kupkuru.
Dry these glasses.
Bu bardakları kurula.
Dry your hair or you will take a chill.
Saçını kurut, yoksa üşüteceksin.
Dry.- Come on in, guys.- Double!
Duble, sek. Haydi içeri gel!
It's a little dry.
Biraz yavan olmuş.
Lermontov. He's like you, dry as a whip.
Al bakalım, Lermontov. O da aynı senin gibi, kupkuru.
Dry me. You wanna watch, or you gonna do?
Seyredecek misin, yoksa yapacak mısın? Kurula beni?
Come on, dry those whiskers and listen to me!
Hadi, kurut şu bıyıkları ve beni dinle!
He's home and dry.
Ne kadar basit ve yavan!
Results: 4262, Time: 0.1499

Top dictionary queries

English - Turkish