Examples of using Kutsamak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Etrafı karıştırıp, üzerine düşeni yapıp kendini kutsamak istiyorsun.
Bir şeyi kutsamak demek.
Ve hastanemize hediyen için seni kutsamak.
Kenara çek! Sizi kutsamak istiyoruz.
Kenara çek! Sizi kutsamak istiyoruz!
İlk öldürülen avın kanıyla çocukları kutsamak burada bir gelenektir.
Bu külleri kutsamak ve takdis etmek için Cennetten kutsal meleğini gönder o yüzden biz,
halkımızı kutsamak istiyorum. Gidilecek dört yön var… ve gelecek kuşakları.
Tanrı adına kumarhane kutsamak bir rahibin yapacağı en kötü şey. Conchita.
Gidilecek dört yön var… ve gelecek kuşakları… ve Kızılderili ulusunu, halkımızı kutsamak istiyorum. Yeniden gücümüzü kazanalım.
Arn Magnusson, Cecilia Algotsdotter evlenmeniz için sizi sonunda kutsamak büyük bir neşe ve huzur benim için.
İnsanoğlu ahmaktır, insan kızı da öyle Buraya ne zorluklarla getirildiniz… Bu kutsamak gününde, iyice hatırlayın.
İnsanoğlu ahmaktır, insan kızı da öyle Buraya ne zorluklarla getirildiniz… Bu kutsamak gününde, iyice hatırlayın.
Diye dua etmekle'' Tanrım, kutsamak istediğin işi yapmama yardım et.
öyle Buraya ne zorluklarla getirildiniz… Bu kutsamak gününde, iyice hatırlayın.
Ve şimdi Dionysusun( Şarap ve verimlilik Tanrısı) şarabından bir yudum… bu kutsal bağı kutsamak için.
Bugün burada William ve Josephinanın bu kutsal evlilik törenlerine tanıklık etmek ve onları kutsamak için bir araya geldik.
Josephinanın bu kutsal… evlilik törenlerine tanıklık etmek ve onları kutsamak… için bir araya geldik.
Josephinanın bu kutsal… evlilik törenlerine tanıklık etmek ve onları kutsamak… için bir araya geldik.
sonsuza dek Onun adına halkı kutsamak için atandılar.