LABORATUVARDA in English translation

in the lab
laboratuvar
laboratuarda
in the laboratory
laboratuvar
laboratuarda
labaratuarda
labarotuvarda
in the labs
laboratuvar
laboratuarda

Examples of using Laboratuvarda in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Jason seni laboratuvarda tutmayı seviyor.
Jason likes to keep you locked up in that lab.
Laboratuvarda ne tür bir dinozor yarattıklarına göre.
What kind of dinosaur they cooked up in that lab.
Laboratuvarda olaylar nasıl gitti?
How would it go at the laboratory?
Gay birisi tarafından laboratuvarda yapılmış gibi görünüyor.
He looks like something a gay guy designed in a laboratory.
SiRNA ayrıca, laboratuvarda, hücre kültüründe genlerin fonksiyonunu bastırmak için kullanılır.
SiRNA is commonly used in laboratories to block the function of genes in cell culture.
Emin olmak için laboratuvarda tahlil yapmak gerek.
We're gonna have to get it back to the lab to be sure.
Laboratuvarda ilaç üretebilir misin?
Can you produce medicines from the laboratory?
Selam Amy, laboratuvarda çalıştığımız bazı ilaçlardan getirdim sana.
Amy, I brought you some drugs we were working on in the lab.
Mia Garrett, senin laboratuvarda atları dopinlediğini ispatlayan bir kanıt yayınlayacaktı.
Mia Garrett was going to post a piece proving that you had a lab for doping horses.
Laboratuvarda sürekli yazılan bu ilaç reçetesi ancak bir amaçla kullanılabilir.
This drug combination which was on a repeat prescription to the lab can only have one purpose.
Influenza salgını virüsünün laboratuvarda yeniden yaratılması bu yöndeki endişeleri daha da artırmıştır.
Further concern was raised by the successful recreation of the infamous 1918 influenza virus in a laboratory.
Laboratuvarda keşif yapacağız yani.
Reconnaissance in a laboratory.
Laboratuvarda, kumaş üstünde hiçbir DNA izi bulunamadı.
Because the lab found zero traces of DNA in the fabric.
Laboratuvarda DNA kalıntısı için test ediyorlar.
Lab's running trace right now for DNA.
Hemen laboratuvarda seni görmem gerek.
At the lab. I need to see you right away.
Peki, ıı, laboratuvarda, Londra Kütüphanesinde ne yapıyordun?
And the London Library? So, what were you doing at the laboratory.
Laboratuvarda ne tür bir dinozor yarattıklarına göre.
They cooked up in that lab. What kind of dinosaur.
Laboratuvarda yaşadığımız zamanları pek fazla hatırlamıyorum.
I don't remember a time before living in that laboratory.
Hâlâ laboratuvarda beklediklerini söylüyor ve'' herkez iyi'' yazmış.
And"it's allz good. He says they're still waiting on the lab.
Hâlâ laboratuvarda beklediklerini söylüyor ve'' herkez iyi'' yazmış.
He says they're still waiting on the lab, and"it's allz good.
Results: 1107, Time: 0.0336

Top dictionary queries

Turkish - English