A LAB in Turkish translation

[ə læb]
[ə læb]
laboratuvar
lab
laboratory
laboratuar
lab
laboratory
bir labaratuar
lab
a laboratory
bir lab
lab
labrador
lab
labradoodle
are labradors
kobay
guinea pig
lab
subject
bir labaratuvar
lab
laboratuvara
lab
laboratory
laboratuvarı
lab
laboratory
laboratuvarda
lab
laboratory
laboratuara
lab
laboratory
laboratuarı
lab
laboratory
laboratuarda
lab
laboratory

Examples of using A lab in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Either a German shepherd or a Lab.
Alman kurt köpeği ya da labrador.
we shared a lab together.
birlikte bir labaratuar paylaştık.
Discoveries are made in a lab, not the jungle.
Buluşlar laboratuvarda yapılır, ormanda değil.
Inside a bomb that destroyed a lab yesterday.
Dün laboratuvarı yok eden bir bombada.
I need a lab, engineers, supplies.
Laboratuvara, mühendislere ve malzemelere ihtiyacım var.
After the experiments, a lab rat doesn't have any value.
Deney sonrası, laboratuar faresinin hiçbir değeri kalmaz.
There's a lab animal supply company in Reseda you could try.
Resedada hayvan kobay sağlayan bir şirket var, deneyebilirsin.
Let me guess, a Lab.
Tahmin edeyim. Labrador.
Yes, we shared a lab together. I know, I'm terrible.
Biliyorum, berbatım. Evet, birlikte bir labaratuar paylaştık.
I have got a lab appointment today.
Bugün laboratuvarda randevum var.
What if we turn the garage into a lab?
Garajı laboratuara dönüştürmeye ne dersin?
How are we gonna fit a lab in here?
Laboratuvarı buraya nasıl sığdıracağız?
I need a lab, engineers and supplies. In a few years.
Laboratuvara, mühendislere ve malzemelere ihtiyacım var.- Birkaç yıla.
You want to become a lab rat for her Science project?!
Niyetin Bilim projesindeki laboratuar faresi mi olmak?
Named him Silver. A lab.
Adını Silver koymuştum.- Labrador.
Yes, we shared a lab together. I-I know, I'm terrible.
Biliyorum, berbatım. Evet, birlikte bir labaratuar paylaştık.
Your chemist friend tell me he need you help him set up a lab.
Kimyacı arkadaşın bana laboratuarı kurmak için sana ihtiyacı olduğunu söyledi.
I used to think Barry was overreacting when he complained about sharing a lab with you.
Eskiden Barry seninle aynı laboratuvarı paylaşmaktan şikayetçi olunca aşırı tepki verdiğini sanırdım.
Mia Garrett was going to post a piece proving that you had a lab for doping horses.
Mia Garrett, senin laboratuvarda atları dopinlediğini ispatlayan bir kanıt yayınlayacaktı.
I sent it out to a lab. What's the name of the lab?.
Laboratuara yollamıştım.- Laboratuarın adı ne?
Results: 635, Time: 0.0576

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish