LAMBALAR in English translation

lamps
lambayı
lamba
ışığı
kandili
abajur
çerağ
lambalar
the lights
açık
light
hafif
ışığı
ışıklar
aydınlık
nura
lambayı
bir ışık
feneri
the bulbs
ampul
lambayı
ampül
soğanı
lamba
lamp
lambayı
lamba
ışığı
kandili
abajur
çerağ
lambalar

Examples of using Lambalar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Lambalar efendim!
Lights sir!
Donuk neon lambalar Gecedeki uzun gölgeler.
Cold neon lights Long shadows in the night.
Lambalar neden bu kadar önemli?
What's so important about the lights?
Lambalar için çok teşekkür ederim.
Thank you so much for the lamps.
Paul, diğer lambalar çalışıyor mu?
Paul, do the rest of those lamps work?
Tüm lambalar sodyum buharlı.
All these lights are sodium vapor.
Lambalar söndü.
Lights out.
Bütün lambalar söndü.
All the lanterns have been snuffed out.
Ne? Ya lambalar, çimene falana ne demeli?
But what about the lights and grass and stuff?
Lambalar çalışıyor muydu?
Weren't the lights not working?
Eğer lambalar giderse, onlar da gider.
So if the lamps go, they go.
Lambalar ölür.
Light bulbs die.
Lambalar, kahve makinesi,
Lights, vending machine,
Bunlar Lambalar Çağı, Ağaçlar Çağı ve Güneş Yıllarıdır.
This is the Modern Age, the Age of Light.
Buradaki lambalar kırılmış.
Light bulb here is busted.
Lambalar bir demet, Aslan bu düzeltmek gerekiyor.
A bunch of lamps, Leo needs to fix those.
Lambalar karanlık denizin üzerinde kayarak… balıkları tavlıyorlar.
The lamps glide over the dark sea.
Ray, lambalar var burada.
Ray, have lights on.
Lambalar her yıl yakılır.
Lamps are lit every year.
Ama lambalar ilgini çekiyor.
But you're interested in lamps.
Results: 188, Time: 0.0338

Top dictionary queries

Turkish - English