Examples of using Lanetler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Belki. Lanetler… Uyku, evet.
Arka tarafa park edip, şu serserinin arabasına lanetler yağdıralım.
Ancak, etkinleşmeden önce, lanetler basit büyülerdir.
Lanetler… Belki. Uyku, evet.
Anlamıyorum. Tanrı iki kardeşin arasına gireni lanetler.
Ne?- Tüm bu sayılar ve lanetler.
Lanetler… Uyku, evet. Belki.
Bu, uyanma görüleri ve uyuyamama hastalığı ile Gözlemciyi lanetler.
Ne?- Tüm bu sayılar ve lanetler.
Lanetler… Uyku, evet. Belki.
Ailem, ne lanetler ama.
Bazı lanetler de gerçektir. İskoç oyunu gibi.
Lanetler… Uyku, evet. Belki.
Kötü lanetler, doktorlar, ruhlar.
Bütün lanetler içindedir.
Lanetler ve Varolmayan Ülkede yaşamak bana tecrübe kazandırmış olabilir.
çocuklarınız sizi lanetler.
Kanıtlar, büyüler, lanetler ve ele geçirilmeler dinleniyor.
Cadılar insanları iyileştirmez, onları lanetler.
Tüm lanetler üstünde, kara ölüm kalbinde, seni iblis!