LANETLER in English translation

curses
lanet
küfür
küfretmek
lanetliyorum
bloodies
lanet
kahrolası
lanet olası
kanlı
kan
kanaması
fuckers
lanet
pislikler
şerefsizler
sikikler
piçler
piç kuruları
ibneler
herifler
adiler
puştlar
the lanettes
curse
lanet
küfür
küfretmek
lanetliyorum
cursing
lanet
küfür
küfretmek
lanetliyorum
cursed
lanet
küfür
küfretmek
lanetliyorum

Examples of using Lanetler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Belki. Lanetler… Uyku, evet.
Sleep, yes. Maybe. Bloodies.
Arka tarafa park edip, şu serserinin arabasına lanetler yağdıralım.
We park in the back and put a curse on that jerk's car.
Ancak, etkinleşmeden önce, lanetler basit büyülerdir.
Curses are nothing more than simple spells, However, before they're activated.
Lanetler… Belki. Uyku, evet.
Sleep, yes. Maybe. Bloodies.
Anlamıyorum. Tanrı iki kardeşin arasına gireni lanetler.
God curses the man who stands between two brothers. I don't understand.
Ne?- Tüm bu sayılar ve lanetler.
All these numbers and curse.- What?
Lanetler… Uyku, evet. Belki.
Sleep, yes. Bloodies… Maybe.
Bu, uyanma görüleri ve uyuyamama hastalığı ile Gözlemciyi lanetler.
This curses the Watcher with waking visions and an inability to sleep.
Ne?- Tüm bu sayılar ve lanetler.
What?- All these numbers and curse.
Lanetler… Uyku, evet. Belki.
Bloodies… Sleep, yes. Maybe.
Ailem, ne lanetler ama.
My family- what a curse they are.
Bazı lanetler de gerçektir. İskoç oyunu gibi.
And some curses are real, like the scottish play.
Lanetler… Uyku, evet. Belki.
Sleep, yes. Maybe. Bloodies.
Kötü lanetler, doktorlar, ruhlar.
Evil curses, doctors, spirits.
Bütün lanetler içindedir.
Then every curse is held inside.
Lanetler ve Varolmayan Ülkede yaşamak bana tecrübe kazandırmış olabilir.
Curses and Neverland may have given me experience.
çocuklarınız sizi lanetler.
your children will curse you.
Kanıtlar, büyüler, lanetler ve ele geçirilmeler dinleniyor.
Evidence is heard of enchantments, and curses and possessions.
Cadılar insanları iyileştirmez, onları lanetler.
They curse people.
Tüm lanetler üstünde, kara ölüm kalbinde, seni iblis!
Curses on your head and black death on your heart, you imp!
Results: 237, Time: 0.0291

Top dictionary queries

Turkish - English