Examples of using Limanlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Limanlar… Koca bir dünya.
Evet efendim. Jutlandda limanlar ve fiyortlar için bir kontrol sistemi inşa etmek istiyorum.
Jutlandda limanlar ve fiyortlar için bir kontrol sistemi inşa etmek istiyorum.
Limanlar, havaalanları ve Manş Tüneli kapatılsın.
Limanlar bloke edildi
Egzotik limanlar.- Liman limandır.
Egzotik limanlar.- Liman limandır.
Polis, belediye, limanlar, demir yolları kontrolüm altında.
Polis, belediye, limanlar, demir yolları kontrolüm altında.
Anakaradaki limanlar da kapalı. Helena?
Oradaki limanlar tehlikelidir.
Havaalanı, otobüs terminali, tren garı, limanlar… Hepsi temiz… Lanet olsun!
Yakında o büyük yolculuğu yapacaksın limanlar… bütün dünya.
Ancak başka limanlar var.
Evet, başka limanlar var.
Evet ama peki limanlar?
Uyuşturucu, kaçak mal, limanlar, şimdi de Marsilya.
Tehlikede olan kimyasal fabrikalar var, limanlar.
Ülke kışkırtıldı, limanlar kapandı.
Santraller, otoyollar, limanlar, sanayi bölgeleri,