Examples of using Limon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Limon, efendim. Adın ne?
Limon ve Quica, beni Montecasinoya götürecek.
İki limon ve birkac bira.
Limon da yanında.
Limon. Yeterince kolaymış.
Aşağıda limon kesiyordum. Ben.
Limon, sen uğruna savaşılacak bir kadınsın.
Belki de çok fazla limon yediğimden suyun bile tadı ekşi geliyor.
Teşekkürler Limon.
Autumn, yürü git biraz limon getir.
Teşekkürler, Limon.
Burası benim şehrim Limon.
Bombay Sapphire, üç limon.
Teşekkür ederim, Limon.
İyi bir adamsın Limon.
Söğüş et, dondurma, limon.
Burası benim şehrim Limon.
İyi bir adamsın Limon.
Bize biraz tuz ve limon getir.
Daha fazla limon lazım.