Examples of using Listeye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Oh, listeye ihtiyacımız yok.
Katil arıları listeye almamanıza çok şaşırdım. Bu çok iyi olurdu.
Bu listeye ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum.
Bu yüzden adımı listeye koydum ve buradayım.
Evet ama böyle bir yerde listeye en az yüz kişi girebilir.
Bir veritabanı veya listeye farklı nitelikte aratoplamları oluştur.
Hala, onu listeye eklememi gerektirecek tıbbi bir neden gerekli.
Hâlâ listeye bakıyor olamazsın.
Listeye bir bakın.
Listeye göre, geçen yıl 164 adam idam edilmiş.
Listeye bunu eklemeyi unutmuştum.
Ben bizim grubu listeye yazdırabilir misin diye sormakla görevlendirildim.
Alemdeyken listeye ihtiyacın olmaz.
Listeye tekrar bakar mısın?
Bu yüzden o listeye beni değil de kendini yazman gerekiyor.
Listeye birini daha eklemek pek de bir şey fark etmez.
Bu listeye göre değil.
Listeye göre yüz binlerce dolar birikmiş borcu var.
Neyse, listeye bakıp kimlerin çocuk getirdiğini öğrenmeyi umuyorum.
Seni de o listeye koyabiliriz, çünkü seni sinirlendirmiş.