Examples of using Mackey in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mackey, onunla konuşayım.
Lütfen Bay Mackey, uslu olacağız.
Mackey?- Çok.- Güzel.
Mackey içeride. Peki… neden onu bırakmıyorsun?
Mackey bir uyuşturucu satıcısına mı çalışıyor yani?
Mackey ile Vurucu Takım ın… diğer elemanlarının hesaplarını dondurttum.
Mackey izliyor. -Vic, bir saniyen var mı?
Selam, Bay Mackey.- Selam çocuklar.
Şimdi, Mackey hakkında bana ne söyleyebilirsin?
Hey, Bay Mackey tüplü mangalda tavuk yapacak. Gidiyoruz.
Hey, Bay Mackey tüplü mangalda tavuk yapacak.
Ben de Mackey, dostum. Bu da Smudge.
Dosyanda okuduğum Mackey nakit parayı cebine atardı.
Mackey ortaya çıkıp sorun yaratıncaya kadar… sandığımdan da kolay oldu.
Mackey haklıymış. Sen tehlikelisin.
Mackey haklıymış. Sen tehlikelisin.
Dosyanda okuduğum Mackey… nakit parayı cebine atardı.
Mackey ile Kavanaughyı ayırdığımdan beri bana gaz dokunuyor.
Mackey ile işin bitti.
Şimdi, Mackey hakkında bana ne söyleyebilirsin?