Examples of using Maden in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu bölgeyi istemendeki tek sebebinin zengin maden yataklarımız olduğunu da biliyorum.
Bu sefer, maden suyu işi halletmez.
Maden aramak için yatağının etrafında mı süründün yani?
Bu delik, bu maden deliği… benim!
Maden için bir çocuk daha mı?
Maden suyu müzesi gibi. Aquaverse.
Burada olmak. Bu istasyonun maden işleme tesislerinden birinde çalışırdım.
Dağları, maden ve nadir metaller yönünden zengindir.
Şarap, maden suyu, apsent ve limon karışımı içki.
Maden kapatıldıktan sonra çok zor zamanlar geçirdik.
Maden suyu? Evet.
Düşündüm ki efendim sizin gibi seçkin birPsychlo ham maden istemez.
Kuzeyden bir adam tanıyordum, maden ustası.
Ayrıca maden bakımından da zengin alanlardır.
Kan lekesi için maden suyu ve limon.
Evet. Maden suyu?
Kanı çıkarmak için maden suyu ve limon dökülür. Francis nerede?
Maden Yönetim Servisinden Eric Neal ile telefondayız.
Maden suyu ile kadeh kaldıralım. Cava yok.
Maden suyu ve limon kullanın.