MAHVETTI in English translation

ruined
berbat
harabe
mahveder
mahvediyorsun
mahvetmesine
bozmasına
yıkım
yıkıntılar
perişan
harap
destroyed
yok
imha
tahrip
perişan
yıkmak
yok et
mahvet
yoket
imha et
parçala
screwed
vida
sokayım
boş
siktir et
boşver
becer
salla
sikeyim
sikerim
vidala
devastated
harap
perişan
wrecked
hurda
batık
harap
enkazı
kazası
kaza
haşat
mahvetmesine
harabeye
yıkacağını mı
blew
darbe
kokain
sakso
üfle
patlat
uçur
sümkür
havaya
uçurun
estiği
messed up
berbat
mahvetme
karıştırırsan
mahveden
bozma
dağıt
davranasınız diye
karışıklık
altüst
pisliği
spoiled
berbat
mahvetmek
bozmak
şımartayım
ganimeti
bozar
bozayım
bozulmasına
trashed
dağıtmış
mahvetti
çöp
darmadağın etmiş
sarhoş
çöplük gibi
mahvolmuş
ravaged
tahrip
yakıp yıkın
zarar

Examples of using Mahvetti in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tomun beklenmedik ölümü çalışma arkadaşları mahvetti.
Tom's unexpected death devastated his work colleagues.
Adam bütün kariyerini mahvetti.
The man blew his whole career.
Evet, Tito Flores bir çok insanı öldürdü… birçok aileyi mahvetti.
Destroyed many families. Yes, Tito Flores killed a lot of people.
Tom büyük bir zamanı mahvetti.
Tom messed up big time.
Kasırga bölgeyi mahvetti.
The tornado ravaged the region.
Ve… ah… Beni mahvetti.
And that… uh… wrecked me.
Phil kendi kariyerini kendisi mahvetti, Travis.
Phil trashed his own career, Travis.
Eminim o sürtük son yaptığı atışla bir şeyleri mahvetti.
I bet that bitch screwed up something with that last shot.
Katliam, Celile ve Kudüsteki Yahudi cemaatlerini mahvetti.
The massacre devastated the Jewish communities of Galilee and Jerusalem.
Bana düşen rolü oynamaya çalıştım ama Bay Moto her şeyi mahvetti.
I tried to go through with my part, but Mr. Moto spoiled everything.
Başarı şansımızı mahvetti.
Blew our chance.
Birçok kişiyi mahvetti.
Messed up a lot of people.
Bu adam beni dövdü evimi mahvetti!
He wrecked my house!
ONeil beni mahvetti.
O'Neil screwed me over.
Onu mahvetti.
She spoiled it.
Onları birbirine düşürdü… ve savaş, yeryüzünü mahvetti.
He turned them against one another and war ravaged the Earth.
Bu kız beni mahvetti.
She devastated me.
Uyuşturucular bağışıklık sistemini mahvetti.
Drugs trashed his immune system.
Şey, o mahvetti.
Well, he blew it.
Sukinin heykelini yapmıştım ama o mahvetti!
I made a sand sculpture of Suki and he destroyed it!
Results: 1377, Time: 0.0637

Top dictionary queries

Turkish - English