Examples of using Malikanede in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şey… Uzun zaman önce… o malikanede bir mucit yaşardı.
Artık değil. Anlaşmalarını o malikanede bir yerde yapıyor.
Aptalca olan bütün gün malikanede hiçbir şey yapmadan oturmak.
Paige malikanede değil.
Malikanede yaşaması ve gökteki adamla konuşması gereken kişi benim.
Evet, malikanede kalmanın akıllıca bir iş olacağını sanmıyorum.
Yan malikanede oturuyor ve bilmemiz gereken her şeyi anlatacak.
Malikanede buluşamamızın bir nedenimi var?
Eğer bu malikanede gördüğünüz muameleyle alakalıysa siz üçünüz.
Malikanede akşam yemeği yiyelim mi, 8de?
Malikanede toplantı var.
Tom malikanede kayboldu.
Malikanede ne olduğundan?
Malikanede çok sevilir beyim?
Sen neden malikanede beklemiyorsun?
Malikanede bana bir oda vermen büyük incelik.
Şu Bobby Znin malikanede olduğundan emin misin?
Ben bu malikanede yaşayan o züppeyim.
Sanırım malikanede beraber yaşamamızı isterdi,… değil mi?
Sanırım malikanede beraber yaşamamızı isterdi,… değil mi?
