Examples of using Mana in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mana Havuzları Milli Parkı Kuzey Zimbabvedeki 219.600 hektarlık bir yaban hayatı koruma alanı ve ulusal parktır.
Mana sen bu dünyada ilginç bir şeylerin olduğunun farkında olabilirsin ama ben bale yapmak dışında hiçbir şey bilmiyorum.
Manet, Mana, Manit, Mani,
Onlar zekidirler, efendim… Jana gana mana adhinayak Bizim ulusal marşımızı yazan Rabindra Nath Tagoredir.
Seçim bölgelerine. Mana partisi için önemliydi yeni siyasi partneri tanıtabilmek.
Ryudoujide bir üs kurdu ve bu şehirde yaşayan tüm insanlardan'' mana'' topluyor.
Bu hiçbirşey mana etmeyebilir, Fakat Telefon şirketindeki adamımın dediğine göre Başka biri daha onun telefonunu izinsiz olarak izlemiş,
Ve 30. Bu yüzden, Viet Kong için en çok mana taşıyan iki talep,
uymamız gereken bazı prosedürler var. Mana da, bir şekilde bu olaya dahil olmuş görü.
Sonuçlar===== Erkekler Bayanlar===== Adaylar===== Bayan Aday Listesi===* Nadine Angerer* Sonia Bompastor* Cristiane* Inka Grings* Mana Iwabuchi* Simone Laudehr* Marta* Birgit Prinz* Kelly Smith* Abby Wambach== Kaynakça.
Ve, Hz. Isa ya göre mana öne çıkıyor.''
Lütfen yaz, yarın Mananın elinde olması lazım!
Hiç mânâsı yok Sör Thomas.
O zaman Mananın da bu yarışmaya katıldığını biliyorsundur.
Bunun şimdi ne mânâsı olurdu ki?
Ama Shihoya Mananın ona ne dediğini sormamız lazım. -Biliyorum.
Günah işlemenin manası da yok. Cehennem yoksa.
Canavarlar ve Mananın gerçek büyüsü bu işte.
Kızın olmasının hiçbir manası yok.- Doğru.
İnternet Mananın bu incelemeyi çok iyi ele aldığından emin değilim.