Examples of using Maskot in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sürünün geri kalanı maskot Herbertün kafesinin orada görülmüş.
Oğlum da maskot yarışına katılmak istiyor.- Baba.
Gergin olmalısın. Maskot kostümlü şişko bir çocuksun.
Maskot yarışı bu. Ayakta durman yeterli.
Belki onu maskot gibi yanımda taşıyordum.
Belki onu maskot gibi yanımda taşıyordum.
Şimdi maskot olarak kullanılıyorlar.
Maskot korkum geçene kadar evden çıkmak yok.
Ama maskot olabilirsin.
Maskot kostümlü şişko bir çocuksun.
Maskot kayıplara karışınca ben de internetteki büyü grubuma araştımaya gideceğimi söyledim.
O zaman maskot ve profesörün neden hedef alındığını bulalım.
Onu maskot sandım.- Değil.
Ünlü inek maskot.
Tatlı gözüktüğü için onun F4e maskot olarak katılmasına izin verdik.
Sonunda aptal bir kartalı veya ibne bir vaşağı maskot yapacağız.
Onlar sadece maskot istiyorlarmış.
Adı Maskot.
Hayır o maskot.
Evet, maskot oydu.
