MINIK in English translation

little
küçük
biraz
ufak
minik
az
azıcık
küçücük
kısa
tiny
küçük
minik
ufak
küçücük
ufacık
minicik
ince
minnacık
baby
bebek
çocuk
yavru
tatlım
canım
wee
küçük
minik
ufak
çiş
bücür
bir iþ
kendir
small
küçük
ufak
az
küçücük
dar
ufacık
mini
küçük
minik
ufak
li'l
lil
küçük
minik
littlest
küçük
biraz
ufak
minik
az
azıcık
küçücük
kısa
smaller
küçük
ufak
az
küçücük
dar
ufacık

Examples of using Minik in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Onlar Minik Fuzzyler.
They're Littlest Fuzzies.
Jerry, Minik Sebastianı rahatsız etme.
Jerry, stop bothering Li'l Sebastian.
Minik Will. Şuna bir bak?
Mini Will.- Is that supposed to be me?
Doğum gününde ne yapalım madem minik beyim?
What should we do on your birthday, then, wee man?
Vay canına, bir sürü minik, güzel restoran var.
Wow, there are many small and pretty restaurants. Yes, there are.
Orada hâlâ beş Minik Fuzzy beni bekliyor.
I still have five Littlest Fuzzies on hold in there.
Çoğu kişi Minik Sebastiana bakınca ünlü küçük bir at görür.
Most people look at Li'l Sebastian and they see a famous mini horse.
Una… minik turşuların altında.
Una… under the mini gherkins.
Gidelim. Seni gördüğüme sevindim minik adam.
Let's go. Good to see you, wee man.
Şu büyüklükte, sert kabuklu minik bir şey arıyorsunuz.
You're looking for something small, about this big, with a hard shell.
Noktaları ileri bakarak birleştiremezsiniz. Minik adımlarla.
Looking forward. Baby steps. You can't connect the dots.
Ancak halen zor durumdayız, şu minik haşereler sağ olsun.
But we're still hosed, thanks to the littlest pest shop here.
Minik Sebastianı kaybettin!
You lost Li'l Sebastian!
toplama veya minik sanat gibi.
pool or mini art.
Senin gibi bir pire torbasını dinleyecek değilim, minik keçi seni.
I will not take any lip from the flea-bitten likes of you, you wee goat.
Gilby Amca bugünkü büyük sınavı için zeki görünmüyor mu minik tavşanım?
Is Uncle Gilby looking his smartest for his big exam today, baby bunny?
Siz o işi yaparken ben de Minik Fuzzy standında ipuçları arayayım.
While you two do that, I will go look for clues over by the Littlest Fuzzies booth.
Jerry, biliyoruz ki Minik Sebastiana bakmak yerine pastaları boğazına diziyordun.
Jerry, we both know you were shotgunning funnel cakes instead of watching Li'l Sebastian.
Senin gibi pirelilerden asla öpücük almayacağım… seni minik keçi.
I will not take any lip from the flea-bitten likes of you, you wee goat.
Biricik Minik Sebastian!
The one, the only, Li'l Sebastian!
Results: 6496, Time: 0.0415

Top dictionary queries

Turkish - English