MINYON in English translation

petite
minyon
küçük
minik
ufak tefek
little
küçük
biraz
ufak
minik
az
azıcık
küçücük
kısa
small
küçük
ufak
az
küçücük
dar
ufacık
midget
cüce
bücür
minyon
bir cüceye
tıfıl
of minions

Examples of using Minyon in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Güzel, minyon bir vücudu var.
Nice little body on her.
İkinci kurban da benzer özelliklerde beyaz, minyon, 20li yaşlarda.
Second victim's the same m. O.-- white, petite, 20-something.
Uzun boylu, ince, minyon, tombul kızlar.
Tall girls, thin girls, small girls, round girls.
Zayıf, minyon Aaskavariialıyla yakaladı. Beni Nova Arşivinde çalışan.
She caught me with this skinny little A'askavariian who worked in Nova Records.
Sarışın, minyon, bekâr.
blonde, petite, single.
Adil olun, silahı olan çılgın minyon bir kadın.
Be fair-a small crazy woman with a gun.
Karşıda lahanasını yiyen ve biz burada yokmuşuz gibi davranan minyon esmer kadın!
The little brunette across from us… finishinghersauerkraut, and pretending we're not here!
Kurbanlarını da güzel, minyon sarışınlardan seçermiş.
And his victim flavor of choice: pretty, petite blonds.
Teşekkür ederim. O minyon adam yolda yürüyordu.
You know that little man was walking all by himself Thanks.
Öyle mi? Baksana bana, uzun koyu renk saçlar, minyon.
Look at me. Long, dark hair, petite.
Ağabeyi, o minyon adam.
Her brother, the little man.
Mor çemberler yaratma gücü ile minyon kadın.
Petite female with the power to"create purple hoops.
Evet, şu senin minyon adam.
Yes, your little man.
Kurbanlarını da güzel, minyon sarışınlardan seçermiş.
And his victim flavorof choice-- pretty, petite blondes.
Eyaletin en sevimli minyon kızı ile.
With the cutest little girl in the 48 states.
Çok küçük, çok minyon.
She's very small, very petite.
Sarı saçlar, açık ten… yeşil gözler ve minyon hatlar.
The green eyes and the little features. The blonde hair and the light skin.
Sarı saçlar, açık ten… yeşil gözler ve minyon hatlar.
The blonde hair and the light skin, the green eyes and the little features.
Vibratörüyle çıplak, minyon bir ihtiyar.
And here I am this naked, little old lady.
Şu boyda önlüklü, minyon sarışınları?
Little blondes in aprons about this big?
Results: 104, Time: 0.0344

Minyon in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English