MISILLEME in English translation

retaliation
misilleme
intikam
kısas
bir karşılığı olmayacağı
retaliate
misilleme
karşılık
intikam
mukabele ederiz
retaliatory
misilleme
müdahale kararını
müdahale mike kararını
trumbullın durumundakı
reprisal
misilleme
reprisals
misilleme
retaliates
misilleme
karşılık
intikam
mukabele ederiz
retaliating
misilleme
karşılık
intikam
mukabele ederiz
the blowback
geri tepme
misilleme

Examples of using Misilleme in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Değil mi? Misilleme olabilir. İnsanlar peşine düşebilir.
Right? The people that we go after… can retaliate.
İmparatorluk Muhafızları… misilleme yaptığında ne olacağı hakkında hiç fikrin var mı?
Any idea what will happen when the lmperial Guard retaliates? Do you have?
Kulüp Tarayı öldürdüklerine inanıyor.- Neden? Misilleme.
Retaliation. Why? Club is convinced that they killed Tara.
El Kaidenin misilleme yapacağı mı konuşuluyordu?
Was there any talk of Al-Qaeda retaliating?
Den Haag direnişi eğer misilleme yapmazsak… saldırıları durdurup… silahları teslim etmek istiyor.
And hand over their weapons if we stop the reprisals.
Misilleme vuruşu emri verildi.
Retaliatory strike ordered on warhead impact.
Değil mi? Misilleme olabilir. İnsanlar peşine düşebilir?
The people that we go after… can retaliate. Right?
İmparatorluk Muhafızları… misilleme yaptığında ne olacağı hakkında hiç fikrin var mı?
Do you have any idea what will happen when the Imperial Guard retaliates?
Eğer bilselerdi, kuzeyde misilleme yapma riskini asla almazlardı.
If they did, they would never risk reprisal up north.
Kimliklerini misilleme korkusuyla gizliyorlar.
Hiding their identities for fear of reprisal.
RE/SYST misilleme yapacaktır. Eğer nükleer başlıkları etkisiz hale getirmeye yönelik girişimde bulunursanız.
RE/SYST will retaliate. If you make any attempt to disable those nukes.
Karşılıklı misilleme sadece yasadışı değil, aynı zamanda etik dışı da.
Tit-for-tat reprisals are not only illegal, they're also immoral.
Misilleme sürüşü bunun asıl adı.
It's called retaliatory driving.
Misilleme sert oldu.
The reprisal was brutal.
Pekâlâ, misilleme olacağını biliyorduk.
Alright, we knew that reprisals would be made.
Bu nedenle, birçok Çinli uzay şirketine karşı finansal misilleme önlemleri alındı.
Thus, financial retaliatory measures have been taken on many occasions against several Chinese space companies.
Ama misilleme olmayacak.
But we will not retaliate.
Üç farklı çizer, Bluitgenin teklifini misilleme korkusuyla reddetti.
Three artists declined Bluitgen's proposal out of fear of reprisals.
Fiziksel tehdit yok, misilleme korkusu olmadan.
No physical threat, without fear of reprisal.
Evet, misilleme sürüşü.
Yes, retaliatory driving.
Results: 313, Time: 0.031

Top dictionary queries

Turkish - English