NAFAKA in English translation

alimony
nafaka
child support
çocuk nafakası
çocuk desteği
çocuk yardımı
çocukların geçimi
çocuk destekleme
bir nafaka
support
destek
desteklemek
yardım
nafakası
payment
ücret
ödeme
parayı
para
taksiti
karşılığı
nafaka
alimonies
nafaka
reportin
child maintenance
nafaka

Examples of using Nafaka in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Nafaka miktarı 50,000 rupi kabul ediyor musun?
With the settlement amount of Rs.50,000 do you accept it?
Peki ya, çocuk için nafaka ve boş bir daireye ne dersin?
Well, how about: Child support, alimony and an empty downtown apartment?
Nafaka ödemesini mi unuttun?
Forget an alimony payment?
Nafaka ya da çocuk destekleme ödemenizi geciktirdiğiniz için suçlandınız mı?
Have you ever been delinquent on alimony or child support payments?
Nafaka öderim.
I will pay maintenance.
Rahatladım çünkü nafaka falan varken burama kadar geldi.
I'm relieved because with alimony and all… I'm up to my neck.
Nafaka beni iflas ettirecek.
I'm getting screwed on alimony.
Nafaka konusunda bol şans.
Good luck with the alimony.
Nafaka çekinin peşindeki eski karısı gibi.
An ex-wife after an alimony check.
Babama yolladığı nafaka fişinin üstünde bir adres var.
There's an address. On the child support check she sends my dad.
Nafaka yanında kendi faturaları derken Buckley, züğürtten de betermiş.
Between alimony and his own bills, Buckley was beyond broke.
Nafaka benim fikrim değildi.
Spousal support was not my idea.
İlk nafaka teklifim iki bin dolar.
My initial spousal support offer is $2,000.
Dolar nafaka borcum var.
I'm $800 behind in alimony.
Nafaka istemeyi kendime pek yediremedim.
I didn't really feel comfortable asking for alimony.
Barba nafaka davası açacağım.
I'm going to sue Barb for alimony.
Ona nafaka davası açtın.
You sued her for alimony.
Her ne kadar nafaka konusunda esnekliğe razı olsak da.
So, while we are willing to be flexible on support.
Her ne kadar nafaka konusunda esneklige razi olsak da.
So, while we are willing to be flexible on support.
Nafaka yanında kendi faturaları derken… Buckley, züğürtten de betermiş.
Buckley was beyond broke. Between alimony and his own bills.
Results: 605, Time: 0.0401

Top dictionary queries

Turkish - English