Examples of using Naz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Elbette, ben de böyle ayın on dördü gibi güzel olsam ben de naz ederdim.
Naz yeni kurallar koyduktan sonra orada koşmaya başladın
Nazın o konularda sıkıntı çekmediğinden eminim.
Benimle nazlıyı oynama, evlat.
Nazı aramalıyız, bu işe herkes el atmalı.
Nazın bu işin kontrolünü alacağını sanmıyorum.
Onun nazlı oyuncağıyım ben.
Gerçekten Nazın bu işten haberinin olmadığına inanıyor musun?
Ben de nazdan hoşlanmam.
Bay Harper, Bay Naza hapse kadar eşlik et.
Hadi ama Victor bu kadar nazlı olma.
Bay Harper, Bay Naza hapse kadar eşlik et.
Hap vermeyi kesiyorlar, yani Naza yardım edeceksek bunlara ihtiyacım var.
Nazın mevzusu üzerine çalışıyoruz.
Nazın bu konuda neden hepimize yalan söylediği çok açık.
Seni idare bile ederim ama Naza cevap verecek olan sensin.
Ben Naza bilgi vereyim.
Naza bir zamanlar Doğu Denizi yıktı.
Nazlı da benim gibi, bir garip insandı Cumali.
Nazlı, şimşek sesinden çok korkardı.