Examples of using Nefesi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kurulun nefesi ensemde.
Avımızın nefesi yakındı. Onu hissedebilirdiniz.
Bunu hayatın nefesi olarak düşün.
Baharın nefesi gibiydi.
İnsanların nefesi değdi, üzerine öksürdüler.
Nefesi hiç kesiliyor muydu?
Nefesi içine çek.
Sadece nefesi takip et.
Frankin nefesi ne kadar kötü duymuyor musun?
Monitör, kan basıncını, nefesi, kalp atışlarını, ve elektroyu kontrol ediyor.
Ağanızın nefesi de kuvvetlidir.
Yoga nefesi. 2 dakika.
Nefesi düzenli.
Üstüne nefesi degen herkes ölecek,
İblisin nefesi bu.
Üstüne nefesi degen herkes ölecek, ve her sey sona erecek.
Nefesi kesildi.
Emir verecek nefesi bulduğum sürece.
Nefesi ateş alıyordu.
İblisin nefesi bu.