Examples of using Nefesinde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nefesinde şarap kokusu mu var?
Her sabah nefesinde ot ve alkol kokusu var.
Şu anda nefesinde alkolün kokusunu alabiliyorum.
Nefesinde alkol kokusu var… Kafa travması
Nefesinde halotan vardı.
Adamım, Nefesinde ne var?
Çünkü nefesinde kan var.
Adamım, Nefesinde ne var?
Nefesinde alkol kokusu mu alıyorum?
Nefesinde sorun yok.
Okyanusun nefesinde, Gecenin karanlığında kaybolacaksın.
Nefesinde sorun yok.
Nefesinde turşulu cips kokusu.
Nefesinde şarap mı kokuyor?
Buraya ilk geldiğinde, nefesinde bira kokusu vardı.
Ne viski bardağında, ne de cesedin nefesinde bir bulguya rastlanmamıştır.
Öyle bir eğilim ki, ölüm döşeğinde dahi son nefesinde bir anlaşma yapıyordu, biliyor musun… bak biliyor musun.
Sahibini çok merak ediyorum çünkü nefesinde kan var ve ne kanı olduğunu biliyorum.
Bir sen bir kayboldun bu aşk denizinde. Bense yok oldum nefesinde.
Özür, kelimesi çok ileri gittiklerinde, hatalarını düzeltmek isteyen umutluların son nefesinde ki kelimedir.
