Examples of using Neronun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yılında Neronun babası Gnaeus Domitius Ahenobarbus ile birlikte konsül olmuştu.
Bilinen dünyada ki herşey Neronun alması içindi.
Ben de Neronun odasına yerleştirdim.
Bulduğum en yakın şey büyük Roma yangınından Neronun liri.
Bu, Neronun sirki.
Suetonius, On iki Sezarın Hayatları, Neronun hayatı 38 c.
Durum ne olursa olsun, Neronun gemisine fark edilmeden çıkmalıyız.
Gezegenin halkalarından gelen manyetik bozunum… bizi Neronun sensorlarına görünmez yapacaktır.
Gezegenin halkalarından gelen manyetik bozunum… bizi Neronun sensorlarına görünmez yapacaktır.
Başı dertte. Venus, Neronun gözünde aileden biri.
Başı dertte. Venus, Neronun gözünde aileden biri.
Racinein bir kitabında geçer, Neronun işkencecisi.
Matt merdivene tırmandı ve Neronun merdivenden atlayıp Trevor Leeye kurban ederek sözleşmeyi yakaladı.
Fabius Rusticus, İmparatorlar Claudius ve Neronun çağdaşıdır ancak Neronun saltanatı sırasındaki olaylarla ilgili olanlar hariç eserlerinin içeriği hakkında çok az şey bilinir.
Dostum! Neronun beni öldürmesine engel olmak için ta cehenneme kadar gititğine inanamıyorum.
Neronun Octavia ile olan evliliğinde mutsuz olduğu bu sebeple
Neden liderleri olarak Seçtiklerine ve Neronun, Romanın en büyük düşmanı olarak neden seni seçtiğine dair bir şey söylemiyor. Senin felsefi karalamaların, Hristiyanların seni.
Neden liderleri olarak Seçtiklerine ve Neronun, Romanın en büyük düşmanı olarak neden seni seçtiğine dair bir şey söylemiyor. Senin felsefi karalamaların, Hristiyanların seni.
Korint limanı Cenchreaeye geldiğinde onunla buluşan Neronun habercisi, Corbuloya intihar etmesini yönündeki emri iletti.
Bu şeye'' fasces'' deniyor. İmparator Neronun muhafızlarının taşıdığı bir tören baltası.'' Faşizm'' kelimesi de bu baltanın isminden türemiş.