Examples of using Nigar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nigar Cemal Eurovisionu kazandıktan sonra, Daily Mail gazetesine verdiği bir röportajda, Eldar Kasımov ile birlikte çalışma planı olup olmadığı sorulduğunda,
Aman Nigâr Kalfa. Şu cariyelere, göz kulak ol.
Nigâr Kalfa ile yaz.
Nigâr, niye böyle konuşuyorsun?
Nigâr Kalfa. Hürrem Hatun, akşam bana yemeğe gelsin.
Evet, Nigâr da gelecek.
Ne yaptınız Nigâr Kalfa?
Nigârın sevdiği herşeyden nefret ediyorum.
Aksi taktirde Nigârı alıp Kerec Barajına götüreceğim.
Evet, yaz Nigâr Kalfa.
Hatun yok Nigâr.
Baban öldüğünden beri ben yaşlandım, Nigâr!
Onu görmedin Nigâr Kalfa.
O zaman ne senin, ne de Nigârın benim için bir anlamı olur!
Ne yapıyorsun, Nigâr?
Nigâr Müjde Sultanım!
Nigâr Senin cariyen olacak.
Nigâr Yavaşça dizlerini.
Nigâr Dirsek yukarıda.
Ama şimdi Nigârın çeki benim için önemli.