Examples of using Notlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
üstünde gülen yüz olan notlar.
Üzerlerine formül şeklinde, el yazısı ile notlar yazılmış, etiketlenmemiş şişeler bulduk.
Bilgisayar diskleri, muhasebe dosyaları, notlar, kanıtlar.
Başladığım zaman kullandığım çello kitapları ve notlar bunlar.
Albay Killianın zaten kendisi için böyle kişisel notlar tuttuğunu bilmeliydi.
Aletleri temizlerim, notlar tutar, kahve getirir, çukurlar kazarım.
Kara li̇ste: x, notlar: x centi̇lmen: erkek, 26.
Notlar alıyordum. Öne çıkmaya hazırım.
Soyut kümeler teorisinin geliştirilmesi üzerine notlar.
Kendime notlar yazıyordum ama sonra gerek kalmadığını anladım.
Tüm notlar değil.
Notlar artık umrumda değil.
Yıllar boyunca ona verdiğim notlar ona resmen işkence olmuştur.
Notlar bunlar.
Ya notlar?
İçindeki notlar Elspethe aitti.
C sınıfındaki notlar birbirine çok benziyor ve.
Ben de koddaki notlar karşılığında telif ücreti ödemeyi teklif ettim.
O notlar kalıcı kayıtlara geçecek.
Nefret dolu notlar ortaya çıkmaya başladı.