Examples of using Nur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Nur üstüne nurdur. .
Nur üzerine nurdur o.
Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?
Nur, karanlığı aydınlatır.
Ben Nur, eski ev arkadaşınız Rafif is benim kuzenim.
Allahın nur vermediği kimsenin nuru olmaz.
Onun zarif nur yüzü üzerimize parlasın.
Onun zarif nur yüzü üzerimize parlasın.
Nur içinde şimdiden.
Nur inmiş gibi.
Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?
Kafi-nur derya ül nur.
Zift gibi gök ve kara deniz nur içinde kalbimiz.
Tüm dünyanın görebileceği kendi özel nur sütununa sahipsin.
Erzurumdaki evinde, ölümüne kadar Risale-i Nur dersleri vermeye devam etti.
Onlara:'' Arkanıza dönün de nur arayın!'' denilir!
Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık.
Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık.
Onlara:'' Arkanıza dönün de nur arayın!'' denilir!
Allahın izniyle, bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.