OLDUM in English translation

i'm
olmam
olacağım
olacak
ben de
beni çok
olurum
i became
oluyorum
dönüşüyorum
olduğum
olurum
dönüştüğüm
başlamadan
i have
var
sahip
ben de
daha
beri
lazım
olduğunu
elimde
zorundayım
aldım
to meet you
oldum
tanışmak
seninle görüşmek
seninle buluşmak
memnun oldum
seni görmek
seni tanımak
sizi karşılamaya
seni karşılamaya
so
yani
peki
öyle
yüzden
kadar
böylece
o yüzden
demek
ki
de
i was
olmam
olacağım
olacak
ben de
beni çok
olurum
i am
olmam
olacağım
olacak
ben de
beni çok
olurum
i had
var
sahip
ben de
daha
beri
lazım
olduğunu
elimde
zorundayım
aldım
am i
olmam
olacağım
olacak
ben de
beni çok
olurum

Examples of using Oldum in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ama esas o gün tanışmış oldum. Onu bütün hayatım boyunca hep biliyordum.
But I truly met him that day. I had known him my whole life.
Yanlış bir şey yapmadığım halde, neden kovulan ben oldum?
Why am I the one being kicked out when I didn't do anything wrong?
Memnun oldum. Evet, seni hatırlıyorum.
Yeah, I remember you. Nice to meet you.
İyi bir evlat oldum. Seninle ilgilendim.
I have been a good son. I took care of you.
UCLA Üniversitesi Mühendislik… Fakültesinden 1976da mezun oldum.
So I graduated from the UCLA School of Engineering in 1976.
Memnun oldum. Geçen gece sizi dansta görme mutluluğuna erişmiştim.
I had the pleasure of seeing you dance the other evening.
Ne zamandır yardımına muhtaç bir fakir oldum?
Since when am I some pauper who needs your charity?
Memnun oldum. Ben Young-jun Lee.
I'm Young-jun Lee. Nice to meet you.
İyi bir evlat oldum. Seninle ilgilendim.
I took care of you. I have been a good son.
Sorun olmadığını söylemiştin, bende onunla birlikte oldum.
You said it was fine, so I slept with him.
Ameliyat oldum ve çok şükür şimdi iyiyim.
I had the surgery and, thankfully, I'm fine now.
Ne zamandan beri bebek oldum?
Since when am I"baby"?
Marty… Memnun oldum Calvin… Klein.
Marty… Klein. Pleased to meet you, Calvin.
Hissettiğim Bekle biraz kaba oldum.
Wait, I feel like I have been a bit rude.
Aralarındaki mutsuz ilişkiyi hayal edince, Sessiz Evi kurmaya başlamış oldum.
When I tried to dream about their unhappy relationship I had started to fictionalize Silent House.
Özür dilerim. Size engel mi oldum?
I'm sorry. Am I keeping you?
Memnun oldum, Clarice. Clarice Starling.
Nice to meet you, Clarice. Clarice Starling.
Ama ben hep mantıklı bir insan oldum.
But I have been, in short, always I have been a logical person.
Tommy? Vay.- Berkeleyden mezun oldum.
Wow.- So I graduated from Berkeley. Tommy?
Bir sürü zavallı, masum sanıkların ölüm cezasına çarptırılışlarına şahit oldum.
I had seen too many poor, innocent defendants just sentenced to death.
Results: 19098, Time: 0.0566

Oldum in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English