Examples of using Olgulara in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İtiraz ediyorum, olgu kanıtlar arasında değil.
Hiçbir olgu, rakam, kanıt yok.
Harvie, olgu toplamaya devam ediyordu ve bir sabah kendiyle ilgili bir tane keşfetti.
Teoriler olguları açıklayan ve yorumlayan düşünce yapılarıdır.
Bu olguları ve rakamları bizden çok daha iyi biliyorsun.
Olgular açıkça gösterdi ki, o da kalp yetmezliğinden öldü.
Bendeki olguların tek başına fazla kıymeti yok.
Olguları öğrenmeden hakkımda hüküm verme.
Çünkü bütün olgular elimde değil.
Deneyler, olgular, gerçeğin en yüce örnekleri.
Deneyler, olgular, gerçeğin en yüce örnekleri.
Katılıyorum. Olguları öğrenmeden hakkımda hüküm verme.
Bilinen olgular korkunç.
Olgular her zaman gerçeği yansıtmaz.
Olgular çok açık. Niye olmasın?
Hangi olgular onlar?
Bütün olgular.'' Olguları yargı önüne çıkaracağım.
Olgu yok ki.
Olguları ezberlemek ve 2,000 süslü kelime ile onları kağıda dökmek bilim değildir.
Rüyalarımız, arzularımızı sahneler ve arzularımız nesnel olgular değildirler.