OLMAYA in English translation

to be
olmak
olmak için
çok
to become
olmak
dönüşmek
olabilmek için
olur
olabilmesi için
haline
happening
olur
oluyor
şey
oldu mu
olmaz
tesadüfen
olmasına
başına
gerçekleşmesini
i have
var
sahip
ben de
daha
beri
lazım
olduğunu
elimde
zorundayım
aldım
to get
almaya
var
bulmaya
gitmek
getirmeye
alacağım
ulaşmaya
elde etmek
girmek
yakalamaya
to being
olmak
olmak için
çok

Examples of using Olmaya in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
benimle arkadaş olmaya çalışma.
don't try to get on my good side.
Hayır! Önümüzdeki ara seçimde aday olmaya karar verdim.
No! I have decided to run in the upcoming by-election.
Pek çok insan onlara sahip olmaya çalışırken can verdi.
A lot of people have died trying to get their hands on them.
Ona da aynı şeyler olmaya başlayacak mı?
Is the same thing going to start happening to her? I don't know?
Herneyse… Annemin hatrı için kendimi farklı biri olmaya karar verdim.
Anyway… for Mummy's sake, I have decided to make a new person of myself.
Aile içi şidet kanunları erkekleri şiddet uygularken daha akıllı olmaya zorluyor da ondan.
Domestic violence laws have forced men to get smarter about their hitting.
Aslında bu bir işaretti. Ama böyle şeyler olmaya başladığında.
That's-- that's a signal. But when stuff like that starts happening.
Aramıza mesafe koyuyorsun gibi hissediyorum. Çünkü seninle her samimi olmaya çalıştığımda.
Because I feel like you pull away every time I try to get intimate with you.
Birçok yol vardir, insanlari birlikte olmaya ikna etmek için.
There are many ways that you can persuade people to get together.
Woo Young Oppa ile tekrar birlikte olmaya çalışmıyorum.
I'm not trying to get back together with Woo Young oppa.
Geç olmaya başladı ve çok çalıştım.
It is getting late and I have been hard at work.
Tekrar köle olmaya niyeti olmayan insanların müziği bu!
It is the music of a people who will not be slaves again!
Aynalarla ilgili garip şeyler olmaya başladı, değil mi?
Strange things started to happen with the mirrors, didn't they?
Et olmaya. Onu demiyorum, nereye gitti?
It was here, now it's meat. No, where does it go?
Neden öğretmen olmaya zahmet ettim ki? Sarılma yok!
No hugging! I mean, why would I bother becoming a teacher?
Neden öğretmen olmaya zahmet ettim ki? Sarılma yok!
Why would I bother becoming a teacher? No hugging!
Örnek olmaya çalışıyorum ama zor, ha?
I try to set an example, but it is difficult, huh?
Örnek olmaya çalışıyorum amma zor ha?
I try to set an example, but it is difficult, huh?
Anne olmaya uygun olup olmadığını sorgulamamıştır.
Did she question whether she was cut out to be a parent.
Baba olmaya hazır olduğumu mu sanıyorsun?
You really think I am Are you ready to be a father?
Results: 16791, Time: 0.0689

Top dictionary queries

Turkish - English