Examples of using Olmaya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
benimle arkadaş olmaya çalışma.
Hayır! Önümüzdeki ara seçimde aday olmaya karar verdim.
Pek çok insan onlara sahip olmaya çalışırken can verdi.
Ona da aynı şeyler olmaya başlayacak mı?
Herneyse… Annemin hatrı için kendimi farklı biri olmaya karar verdim.
Aile içi şidet kanunları erkekleri şiddet uygularken daha akıllı olmaya zorluyor da ondan.
Aslında bu bir işaretti. Ama böyle şeyler olmaya başladığında.
Aramıza mesafe koyuyorsun gibi hissediyorum. Çünkü seninle her samimi olmaya çalıştığımda.
Birçok yol vardir, insanlari birlikte olmaya ikna etmek için.
Woo Young Oppa ile tekrar birlikte olmaya çalışmıyorum.
Geç olmaya başladı ve çok çalıştım.
Tekrar köle olmaya niyeti olmayan insanların müziği bu!
Aynalarla ilgili garip şeyler olmaya başladı, değil mi?
Et olmaya. Onu demiyorum, nereye gitti?
Neden öğretmen olmaya zahmet ettim ki? Sarılma yok!
Neden öğretmen olmaya zahmet ettim ki? Sarılma yok!
Örnek olmaya çalışıyorum ama zor, ha?
Örnek olmaya çalışıyorum amma zor ha?
Anne olmaya uygun olup olmadığını sorgulamamıştır.
Baba olmaya hazır olduğumu mu sanıyorsun?