Examples of using Olumlu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hiçbir coşku öylesine yaygın, Hiçbir kariyer böyle olumlu himayesinde ilerledi.
Anlaşılan, birinin hayatını kurtarmak olumlu etki bırakıyormuş.
İki olumlu adıma bir olumsuz.
Ona güven aşılamaya çalıştık fakat olumlu bir gelişme olmadı.
Gayet olumlu.
Cevabım onları çok olumlu etkiledi.
Biraz kafam karıştı ama olumlu anlamda.
Olumlu sonuçlar da oldu.
Neşeli, olumlu.
Bu astro şempanzelerin IQları olumlu karşılandı.
Ve bu da onun hakkında söyleyebileceğim tek olumlu şey.
Hesap defterinde birkaç tane olumlu bir şey var öyleyese?
Izzieye söylersem, bunun hakkında tamamen destekleyici ve olumlu olacak.
Benim son kitabım Müfettiş Jolliphantı oldukça olumlu bir şekilde eleştirmişti.
Benimle tanıştıktan sonra hayatında olumlu bir şey oldu mu?
Olumlu şeyler oldu.
Olumlu şeyler, Eep, tüm söylediğim bu.
Iki saniyeliğine olumlu tarafından bak tamam mı?
Olumlu olan nedir?
Olumlu şeyleri görmek istiyor musun ki?