Examples of using Omen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Omen virüsünün dünyanın sonu olduğuna inanmamız için nedenler var bu şey şaka gibi, büyük bir hile.
Omenla bir gece çıktın diye Omen ve Al yazdırdığını sanmıştın, Bay Albert Leinhart.
Saniyede 100 zettabytelık veriyi silebilen bir bilgisayar virüsü. Tamam, Decker parçalanmadan önce bunun peşindeydi, Omen.
Omene gitmemi, adamı bulmamı
Omenin geleceğini söylediği adam olmalısın.
Omeni bulun, bana geri getirin ve Bay Casey serbest kalsın.
The Omeni seyretmiştin, değil mi?
Omeni çıkarırsak sekiz şüpheli var.
The Omeni seyrettiniz mi?
Ben The Omene gidebiliriz diye düşünüyordum.
Omeni izlemiştin, değil mi?
Diğer Omene mi saldırdı? O Omen az önce?
Sid Omenin kafatasındaki deliklerde yeşil bir madde buldu.
Omensin kılıcı, bana görüş gücümün ötesini göster.
Omensin kılıcı, elime gel.
Omenlerin kılıcı, bana görüş ötesi bir görüş ver.
Siz Omenlere odaklanın!
Omenler, ateş! Herkes kaçsın!
Morando ya da Omenlerine benzemiyor. Bu da ne?
Omenler, saldırın! Öze ulaşmalıyız Aja!