ORAN in English translation

rate
atışı
atışları
hızla
faiz
oranı
oranını
hızı
ritmi
ücreti
fiyatı
ratio
oranı
oranını
oranla
oran
casablancada
odds
şans
olasılık
ihtimaller
bahisler
oran
oranları
is
ol
çok
işte
ise
olun
bir
olur
percentage
pay
yüzdesi
yüzde
oranı
oranını
bir kısmı
proportion
orantı
oranı
oranını
boyutlara
oranlama
ölçüsünde
there
orada
var
burada
i̇şte
şurada
yanında
var mı
içinde
yok
ratios
oranı
oranını
oranla

Examples of using Oran in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Antik Batı Anadolu ve Atina mimarisi, bu simetri ve oran görüşüne dayanmaktaydı.
Ancient Greek architecture is based on this view of symmetry and proportion.
Biliyorum, büyük oran, değil mi?
I know, great odds, isn't it?
Oran acıdığı zaman, kırmızı karahindiba çayı içmelisin.
When it hurts there, you should drink Red Dandelion Tea.
Shackletondaki oran ne?
So what's the read on Shackleton?
Fibonacci sayı dizisi, altın oran, altın… bal rengi,
Fibonacci sequence, golden ratios, golden like honey,
BC ve YZ arasındaki oran aynı katsayıya eşit.
The ratio between BC and YZ is also equal to the same constant.
Bu oran Avrupa Birliği ortalamasının da üzerindedir.
It is below the average life expectancy for the European Union.
Anlayacağın Nicci oran dörde bir değil kırka bir.
So you see, Nicci, the odds aren't 4-to-1, but 40-to-1.
Bu oran azalıyor.
It's on the decline.
Modülasyon şiddeti arttırıldığında bu oran daha da artar.
With growing popularity, there also comes with this a responsibility as well.
Sovyet ordusu 13,000den fazla üretmiş olsa da… 14e 1lik oran dikkat çekiyor.
While the Soviets have produced more than 13,000, a staggering 14-to-1 ratio.
Ben eminimki bu oran daha fazladır.
I am sure that it is much more.
Oran doğumda oldukça güçlüydü.
The odds were pretty strong at birth.
Bizim anamorfik veya 2.35e 1 oran değimiz türden.
It's what we in the business called anamorphic, or ratio 2.35 to 1.
Azınlık çocukları için bu oran% 50nin üzerinde.
For minority kids, it's over 50 percent.
Oran sen olacak asla aynı olmak.
Odds are you will never be the same.
Vietnamım sonuna dogru, oran tekrar 12ye-1 oldu.
By the end of Vietnam, that ratio was back up to 12-to-1.
Oran mükemmel 50/50.
The odds are a perfect 50/50.
Likidite oranı bir rezerv aldatıcı benzer oran, ama farklı.
A liquidity ratio is deceptively similar to a reserve ratio, but fundamentally different.
Oran, 300den bire.
Odds 300 to one.
Results: 336, Time: 0.0545

Top dictionary queries

Turkish - English