OREN in English translation

orin
oren
orine
olen
oren

Examples of using Oren in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Oren Lavie( İbranice: אורן לביא;
Oren Lavie(Hebrew: אורן לביא)(born 1976)
enstrumanlar) ve Oren Bloedow( gitar) tarafından kurulmuş Brooklyn, New York bazlı bir müzik grubudur.
instruments) and Oren Bloedow guitar.
boyunca geçidi açmaya çalışacağız. Ama Oren ve ailesine söylediğim buluşma yerinde beklersek.
the night at the very least, but if we wait where I told Orin and his family to meet us.
Yedi nesil boyunca, Oren ve ben kendimizi klonladık… kendi kendimize öğrettik, böylece hepimiz hayattayken… l.
While we all live on. For seven generations, Oren and I have cloned ourselves… taught ourselves, so that I could keep trying to find a cure.
Güzel. Oren, iki geniş açıyla çekime başlayacağız… sonra yakınlaşacağız…
Oren, I think we're gonna start- Great.
Ama Oren ve ailesine söylediğim buluşma yerinde beklersek… Ben de oraya gidiyorum.
But if we wait in the location I told Oren and his family to meet us… That's where I'm headed.
Ama Oren ve ailesine söylediğim buluşma yerinde beklersek… Ben de oraya gidiyorum.
That's where I'm headed. I told Oren and his family to meet us… But if we wait in the location.
Kendi kendimize öğrettik, böylece… bir tedavi bulmaya devam edebilirdim. hepimiz hayattayken… Yedi nesil boyunca, Oren ve ben kendimizi klonladık.
While we all live on. For seven generations, Oren and I have cloned ourselves… taught ourselves, so that I could keep trying to find a cure.
Buna, Oren, Osem, Ahiya.
and Bunah, and Oren, and Ozem, Ahijah.
Dehşet verici bir kronik bir durum olmayabilir ama Oren hakkında neden yanıldığını açıklardı.
It might not be so dire as a chronic case, but… could explain why she's mistaken about Oren.
bilinen İsrailli bakan Michael Oren, Kudüsün yarışmaya ev sahipliği yapacak kaynaklara sahip olmadığını belirterek,
Israeli Minister Michael Oren, who is closely connected to Prime Minister Netanyahu, stated that Jerusalem
İsrailin Bükreş Büyükelçisi David Oren SETimesa verdiği demeçte,'' Cumhurbaşkanı Peresin ziyareti, İsrailli bir devlet başkanının Romanyaya yaptığı ilk ziyaret olması sebebiyle tarihi bir ziyaretti.
President Peres' visit was a historic one because it was the first visit ever made by a president of the state of Israel to Romania," David Oren, the Israeli ambassador in Bucharest, told SETimes.
Savaşın Altı Günü kitabının yazarı ve İsrailin ABD Büyükelçisi Michael Oren, Segevin Altı Gün Savaşı üzerine kitabına ilişkin olarak'' kendi bakış açısını ispatlamak için yaptığı uğraşlar Segevin sadece kendisiyle çelişmesine neden olmamış, aynı zamanda açık yanlışlar yapmasına neden olmuştur'' sözleriyle sert eleştirilerde bulunmuştur.
For The Washington Post Book World, Michael Oren, an Israeli politician, historian and author of Six Days of War, gave Segev's 1967 a scathing review, writing,"Laboring to prove his point forces Segev not only to contradict himself but also to commit glaring oversights.
Üzgünüm Oren.
I'm sorry, Oren.
Oren ölmüş.
Oren is dead.
Oren utanıyor.
Oren's embarrassed.
Oren ölmüş.
Oren was killed.
Hayır, Oren.
No, Oren.
Sağlıcakla, Oren.
Be good, Oren.
Oren, yapma.
Oren, don't.
Results: 395, Time: 0.0321

Top dictionary queries

Turkish - English