Examples of using Ormanlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Neredeyse bütün bitkisel yaşam mahvoldu ve gezegendeki bütün ormanlar öldü.
Aklından ne geçtiğinin farkındayım… ama bu dağlardaki ormanlar tam bir kabustur.
Her zaman söylediğim gibi bu ormanlar çok huzurlu di mi, Max?
Ormanlar, her türün kendi egemenliğini… empoze etmek istediği seslerle doludur.
Şuradaki Ormanlar Kralı mı… yoksa başkanın ofisine girmek mi?
Büyük. Cesur. Ormanlar kraliçesi.
Ooh! Fakat ormanlar kralını hiçbirşey.
Gizli Ormanlar.
Antartika eskiden tropikal bir bölgeydi sık ormanlar ve hayat ile dolu.
Ormanlar kralı.
Ormanlar kralı yardım için burda!
Ormanlar artık kimsenin umurunda değil.
Ormanlar kralı Tarzan şimdi nasıl uçuyor, görün bakalım.
Kurşun bizi durduramaz, ormanlar sığınak olur,
Ormanlar yeniden canlanınca yeni bir yaşam fırsatı doğar.
Marstaki ormanlar Dünyadaki ormanlara çok benziyor.
Ormanlar, dağlar.
Belki ormanlar daha güvenli olabilir.
Ormanlar evdir.
Ormanlar kralı George sizi terk etti.