Examples of using Otantik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Otantik bir Japon restoranındaymışım gibi hissediyorum.
Hadi otantik bir Japon şehriye evin gidelim.
Tarzın genel Benimkiyse otantik Hey. Hey.
Ve yaptığımız şey onu otantik öğrenme deneyimleriyle kişiye özel-temelli öğrenmeyle ortak etmek oldu.
Daha otantik bir şey olması gerekiyor.
Otantik hisse kapılacağım kitabı gerçekten istiyorum, anlıyor musun?
Otantik İspanyol matador kıyafetindeyim.
Kitap otantik hissediyorum ne, biliyor musun? Pardon?
Otantik bir İtalyan Restoranına gidiyoruz,
Otantik İtalyan deneyimi için Buca de Faggheciniye hoş geldiniz.
Otantik bişey bu.
Bahsettiğim otantik yerli seyahatini hatırlıyor musun?
Otantik bir şey bu. Orjinal menteşeler,
Yaptıkları her şey otantik.
Bakın, yerli halktan biri yerli yiyecekler satıyor. Ne otantik.
Tarzın genel Benimkiyse otantik.
Sizi temin ederim buradaki her şey otantik.
Ne kadar… otantik.
Yazdığım her şey karakterlerimin yaşadığı her şey, otantik.
Ayrıca, burada öğrenecekleri şey otantik Çin Kung Fu.

