AUTHENTICITY in Turkish translation

[ˌɔːθən'tisiti]
[ˌɔːθən'tisiti]
gerçekliği
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
özgünlük
original
unique
authentic
specific
individual
distinctive
genuine
peculiar
inventive
authenticity
güvenilirliğini
reliable
trustworthy
dependable
credible
safe
solid
faithful
credibility
reliability
infallible
doğruluğunu
right
true
towards
correct
truth
straight
accurate
proper
otantik
authentic
authenticity
authentically
orijinalliği
original
authentic
genuine
hakikiliğinin
real
genuine
orjinallik
authenticity
originality
gerçeklik
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
gerçekliğini
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
gerçek
real
true
truth
actual
really
reality
fact
genuine
truly
original
özgünlüğü
original
unique
authentic
specific
individual
distinctive
genuine
peculiar
inventive
authenticity
güvenilirlik
reliable
trustworthy
dependable
credible
safe
solid
faithful
credibility
reliability
infallible

Examples of using Authenticity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The authenticity of that chapter has been called into question.
Bölümün gerçek yerinin neresi olduğu tartışılmaktadır.
He confirmed the authenticity of the recipe.
Tarifin gerçekliğini teyit etti.
Rules for a director… no background music, only natural light, for authenticity.
Fon müziği yok, gerçeklik için sadece doğal ışık.
Authenticity. Maestro, do you think I'm ready… for a concert?
Şef, sizce, bir konser için… hazır mıyım? Özgünlük.
I have to confirm it's authenticity.
Gerçek olup olmadığına bakmalıyım.
You need a uniform that screams authenticity.
Gerçeklik naraları atan bir formaya ihtiyacın var.
You can't fault me for the restaurant's authenticity.
Restoranın özgünlüğü için beni suçlayamazsın.
You could have gotten time to prepare a cross-examination… to research the photos for authenticity.
Karşı sorgu hazırlamak için ve fotoğrafların gerçekliğini… araştırmak için zamanın vardı.
Authenticity informed by optimism.
İyimserlikten haberdar özgünlük.
It's difficult to determine the authenticity of the letter.
Mektubun gerçek olup olmadığına karar vermek zor.
See! Authenticity, bros!
Gerçeklik, dostum. Gördün mü!
Hey, you know the authenticity pitch.
Dinle.'' Güvenilirlik'' sunumumuzu biliyorsun.
This watermark here guarantees its value and authenticity.
Buradaki filigran kâğıdın değerini ve gerçekliğini garanti ediyor.
So, how do you render authenticity, is the question.
Sonuç olarak esas soru, özgünlüğü nasıl uyarladığınızdır.
Documentary makers and authenticity.
Belgesel yapıcıları ve özgünlük.
If we want authenticity, we have initiate it.
Gerçeklik istiyorsak, birinci elden yaşamak zorundayız.
Sir, the experts have verified authenticity of the signature and the seal.
Efendim uzmanlar imzanın ve mührün gerçek olduğunu onayladılar.
Authenticity. What's missing?
Eksik olan neydi? Özgünlük.
Caleb wanted a little more authenticity.
Caleb biraz daha gerçeklik istedi.
Identity, authenticity, etc.
Kimlik, özgünlük vb.
Results: 135, Time: 0.0724

Top dictionary queries

English - Turkish