Examples of using Otu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bana bütün otu vermediler.- Evet.
O otu bana ver.
Bu otu kullanan kimse senden korkusu yok. Bu da beni dehşete düşürüyor.
Otu unut. Çiçek gibi büyüyorlardı.
Kendimi toplayıp otu bırakacağım diyen sendin, ben değildim.
Cebine o otu sen koymadın.
Benim zamanımda buralarda hiç hasır otu yoktu.
Bartosz, Erikin otu orada.
Bu aralar yaban otu gibi hızlı büyüyorlar.
Sana otu bırakmanı söyledim.
Bu otu kullanan kimse… senden korkusu yok.
Ve şu lanet otu bana.
Bu küçük bebeği önümde gördüğümde… dağ otu kadar yumuşaktı.
Evet.- Bana bütün otu vermediler.
Birkaç eğrelti otu, peynir tabağı koyarız. -Evet!
Otu daha iyi. Beyler… Gitmenizi istiyorum.
Eminim otu senin getirdiğini düşünüyordur.
Nerelerdeydin, bu sihirli otu bulabildin mi? Söyle bize?
Ah! Kanada otu.
Evet.- Bana bütün otu vermediler.