Examples of using Otur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Teşekkür ederim.- Güzelmiş.- Otur.
Kızımın kötü şansı hakkında dediklerimi hatırlıyor musun? Lütfen otur.
Şimdi oturduğum yerde otur da söyle sen onu?
Bu sefer otur izle sadece.
Bir dakika otur… ve bana rasgele bir şeyler oku.
Sadece otur ve dinle.
Sadece otur ve gezinin tadını çıkart.
Sen de otur ve çeneni kapa, bunu yapabilirsin değil mi?
Otur da sana planımı anlatayım.
Yanıma otur. Bunu beraber atlatalım.
Orada otur ve kızı bekle.
Sana, sen otur, benim hazırlamam gereken şeyler var.
Otur, lütfen… sonra kafamı çevirmek zorunda kalmayayım.
Sen buraya otur, ben de buraya oturacağım.
Sana otur dedim mi?
Sadece otur ve dinle.
Orada otur, hiçbir şeye dokunma
Şuraya otur ve bir daha da başkanın sözünü kesme.
Haydi gel, otur ve etrafta aylaklık etmeyi bırak.
Yanına otur, Les.